Elif Şafak
30/3/2009 · Kategori: KITAP

Elif Şafak son romanı ‘Aşk ta Mevlana ve Şems in ilahi aşkı üzerinden kitabın kahramanları Ella ile Aziz’in dünyevi aşklarına uzanıyor.
Elif Şafak’ın son romanı Aşk yarın okuyucusuyla buluşuyor. ‘Aşk’, bir roman gibi görünse de aslında roman içinde bir başka romanı da sunuyor.
Şafak kitabında biri günümüze ait, diğeri 1200 lü yıllarda geçen iki öyküyü anlatıyor. Başlangıçta ayrı gibi görünen bu iki öykü, bir öz de yani aşkta birleşiyor.
Şafak son romanı ‘Aşk’ı anlattı:
“Bu roman tek bir roman değil roman içinde roman, hikaye içinde hikaye, aşk içinde aşk... Ben aslında aşktan yola çıktım. Aşkı anlamaya çalışan ve anlatan bir roman yazmak istedim. Ama hem dünyevi hem ilahi boyutlarıyla, hem dününe bakan hem bugününe bakan bir roman yazmak istedim. Belki hem batıyı hem doğuyu içine alan farklı gibi duran hatta bazen zıt gibi duran unsurları buluşturan bir bağ olarak aldım aşkı ve yola çıkış noktam da bu oldu.
BU BENİN HAYAL GÜCÜM
Romanı yazarken bulabildiğim tüm Türkçe, İngilizce ve kısmen İspanyolca kaynakları okudum. Uzun süre okuyorum o benim içimde birikiyor. Ama ne olursa olsun, bu benim algıladığım kadarıyla orada Mevlana var, benim algıladığım kadarıyla Şems var. Herkes anlayabildiği kadarıyla anlıyor ve anlatıyor. Hiçbir zaman esas Mevlana budur esas Mevlevilik budur demek istemem. Bu bir roman, bir kurgu, bu benim hayal gücüm.
Kitabın önemli sac ayaklarından birisi Şems ve Mevlana arasında geçenler. Bence çok derin olan ruhani bir bağ var. Ben orada çok ciddi ve derin manevi dostluk ve yoldaşlık olduğunu düşünüyorum.
Bir yerden bakarsanız belki bu roman senelerce benim içimde pişiyordu diyebilirim. Benim tasavvufla olan ilgim bundan 14-15 sene önce başladı. Beni takip eden okurlar bilirler, her romanımda aslında bir unsur olarak, alt akıntı olarak tasavvuf vardı. Ama bu sefer belki su üstüne çıktı, belki bu anlamda kalbimi açtım. Bir anlamda belki benim içimde birikiyordu ama fiilen masa başına oturup yazmam bir sene sürdü.
KİTAP İNGİLİZCE YAZILDI
Önce İngilizce yazılan ardından Kadir Yiğit Uz tarafından Türkçeleştirilen romanın ilginç bir macerası var:
Çeviriyi aldıktan sonra resmen oturdum yeniden yazdım. Bir anlamda bu kitap iki kez yazıldı. Okurların okudukları bu anlamda çeviri bir metin ama bire bir çeviri bir metin değil. Ben diller arası yolculuk yapmayı çok heycan verici buluyorum.Bir yazar için çok ufuk açıcı bir şey bu ama kolay bir şey de değil. Çünkü hiçbir zaman kendi ana dilinizde olduğunuz kadar rahat olamıyorsunuz.
Benim söyle bir tempom var; yazmaya başladığım zaman gece gündüz kendimi ona adayarak, çok yoğun çok deli bir tempo ile ve hızlı yazıyorum. Biraz da kendimi tüketerek yazıyorum. Bittiği zaman da ordan çıkıp başka bir ruh haline gitmem gerekiyor. Her gün bir kaç saat çalışıp sonra duran bir insan değilim.yazdığım zaman çok gürül gürül o temponun içine giriyorum.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Ya Unutkanlık Değilse!
30/3/2009 · Kategori: SAGLIK

Halk arasında çoğunlukla unutkanlıkla özdeşleşmiş olan Alzheimer, beyin hücrelerini yavaş ve ilerleyici bir şekilde harap eden bir hastalıktır.
Alzheimer hafızayı ve düşünme, konuşma gibi zihinsel işlevleri etkilemekle birlikte, dalgınlık, ruh hali ve davranış değişiklikleri, entelektüel yetilerin kaybı, zaman ve mekan algısında bozukluklar gibi başka sorunlara da neden olabilir.
Soyunup giyinme, yıkanma, tuvalete gitme gibi günlük ihtiyaçları karşılamak giderek zorlaşır ve hasta zamanla giderek başkalarına bağımlı hale gelir.
Alzheimer hastalığı sağlığın genel olarak bozulmasına neden olan, ciddi morbidite ve mortaliteye yol açabilen bir hastalıktır.
Alzheimer Hastalığının Nedenleri
Alzheimer hastalığı ilerleyicidir ve nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ancak ileri yaş, birinci derece yakınlarda Alzheimer hastalığının varlığı, geçirilmiş kafa travması, diyabet ve yüksek tansiyon gibi damarsal hastalıkların varlığı Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırır.
Alzheimer Hastalığında Tanının (teşhis) Önemi
Erken tanı, bakımı üstlenen kişinin hastalıkla başa çıkmak için daha hazırlıklı olması ve nelerle karşılaşacağını önceden bilmesi açısından önemlidir.
Hastalığın tanısı, kişinin fiziksel ve zihinsel durumunun muayenesinin yanı sıra doktor gözetiminde yakın bir akraba ya da arkadaşı aracılığıyla kişinin geçmişinin incelenmesi yoluyla konulur. Hafıza kaybına yol açabilecek diğer hastalıkları ya da koşulları elemek Alzheimer tanısı açısından çok önemlidir.
Alzheimer Hastalığının Belirtileri
Hastalığın başlangıcı sinsidir ve yıkım genellikle yavaştır. Belirtiler hastalığın evresine göre değişiklik göstermekle birlikte, Alzheimer hastalığının her insanı farklı biçimde etkilediği unutulmamalıdır.
Ailenin fark edebileceği ilk işaretler yakın zamanda olmuş olayları hatırlamakta yaşanan problemler ve rutin, alışıldık işleri yapmakta görülen zorluklardır.
Alzheimer hastalığının en sık rastlanan belirtileri şunlardır:
• Günlük yaşam aktivitelerini etkileyen
hafıza kaybı
• Günlük yaşam aktivitelerini yapmakta güçlük
• Konuşmayla ilgili güçlük
• Zaman ve mekan karmaşası
• Sık kullanılan eşyaların yerlerini değiştirme
• Ruh hali, kişilik ve davranış değişiklikleri
Tedavi
Alzheimer hastalığından koruyan, hastalığın ilerlemesini kesin olarak durduran ya da unutkanlığı tümüyle düzelten bir tedavi olmamakla birlikte araştırmalar devam etmektedir.
Günümüzde hastalığın ilerlemesini yavaşlatan ve belirtileri azaltan ilaçlar geliştirilmiştir. Duygusal ve davranışsal belirtiler üzerinde de yarar sağlayabilen bu tedaviler, günlük yaşam aktiviteleri dediğimiz, hastanın kendi başına yapabildiği işlerde de bir düzelme sağlayabilmektedir.
Hastalığa eşlik eden ve hem hastanın durumunu ağırlaştıran hem de bakımını üstlenenlerin işlerini güçleştiren depresyon, aşırı sinirlilik, kaygı, dalgınlık ve uykusuzluk gibi sorunların tedavisi için kullanılan etkili birçok ilaç vardır.
Hasta ve yakınlarının durumla baş etmelerine, hastalık ve tedavisiyle ilgili bilgi almalarına ve yaşam kalitelerini yükseltmeye yönelik destekleyici bakım da tedavinin önemli bir parçasıdır
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Organ nakli hayattır!
30/3/2009 · Kategori: SAGLIK
Bazı hastalıklar tedavi edilemez ya da uygulanan tedaviye rağmen, uzun vadede organ hasarı önlenemez. Bu gibi durumlar son evre organ yetmezliği diye adlandırılan durumla sonuçlanır.
Söz konusu organ artık hiçbir işlevini yerine getiremez duruma gelir. Bu gibi durumlarda bu organı sağlam bir organ ile değiştirmek yaşamı kurtaran çözümdür. Bu işlem yalnızca hastayı hayatta tutmak için değil, aynı zamanda yaşam kalitesini de artırmak amacıyla yapılır.
Nakil Yapılabilen Organlar
Kornea, kalp kapakçıkları, cilt, kemik iliği, böbrek, karaciğer, kalp, pankreas ve akciğer, nakli yapılabilen organlardır.
Organ Nakli Nasıl Yapılır?
Organ nakli, çoğunlukla yakın akrabalar gibi canlı kişilerden ya da beyin ölümü gerçekleşmiş, cihazlar yardımı ile vücudu canlı tutulan, hiçbir şekilde yaşama dönme şansı olmayan ancak organları çalışır durumda olan kişilerden alınan organ ile gerçekleştirilir. Bunun için cerrahi yöntemlerle uygun vericiden sağlıklı organ çıkarılır ve hasta organın yerine nakledilir. Bazen bir organın tamamı nakledilirken (böbrek gibi) bazen bir parçasının nakledilmesi yaşamı kurtarmaya yeterli olur (karaciğer, pankreas gibi). Bazı organlar normalde iş gördükleri vücut bölgesine nakledilirken (kalp) bazıları yine iş görebildikleri başka bir bölgeye yerleştirilebilir (böbrek).
Organ bir canlıdan alınacağı zaman bu işlem, organı veren kişiye bir zararı olmayacak şekilde gerçekleştirilir. Bunun için vücutta iki tane olan organlardan, eğer her ikisi de sağlamsa bir tanesi (böbrek) ya da karaciğer ve pankreas gibi bir tane olan organın bir kısmı alınır.
Beyin ölümü gerçekleşmiş kişiden organ nakli yapılacağı zaman, alınacak organın henüz zarar görmemiş olması önemlidir.
Bunun için beyin ölümü gerçekleştikten sonra nakil işleminin belirli bir süre içinde gerçekleştirilebilmesi gereklidir. Böbrek, karaciğer, pankreas, kalp, kalp kapakları ve kornea bu şekilde kullanılabilir.
Organ Naklinin Başarılı Olması
Organ nakillerinin başarıya ulaşması, takılan organ ya da dokunun alıcı tarafından reddinin önlenmesi ile mümkün olabilir. Bunun için öncelikle alıcıya kan ve doku grupları açısından en benzer olan vericiden nakil yapılır. Buna rağmen alıcının vücudu yeni organı yabancı olarak algılar ve tıpkı vücuda giren yabancı bir cisme tepki verir gibi organa da tepki verebilir. Vücudun immün sistemine ait hücreler, vücudu korumak amacıyla organa tepki gösterebilir.
Organ reddini önlemek amacıyla birçok ilaç geliştirilmiştir. Son yıllarda hem cerrahi tekniklerin gelişmesi hem de yeni ilaçların keşfedilmesi sayesinde organ naklinde başarı oranları artmıştır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Kontörlü telefon kullananlar dikkat!
30/3/2009 · Kategori: TEKNOLOJI

Cep telefonundan arayarak kontör isteme yöntemiyle yapılan dolandırıcılık mağdurlarına her geçen gün yenileri ekleniyor.
Önceden tespit ettikleri telefon numarasını arayan veya çağrı bırakan zanlıların kendilerini Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde görevli başkomiser veya müdür olarak tanıttıkları, zanlıların vatandaşları ikna edebilmek adına gerçekten görevli şube müdürleri veya büro amirlerinin adlarını ve telefonlarını verdikleri tespit edildi.
Ulaştıkları vatandaşlara en yakın petrol istasyonu, market veya telefon bayisinden kontör almalarını söyleyen şebeke üyelerinin, bazı mağdurlardan telefonlarını açık tutmalarını istedikleri, tereddüt eden vatandaşları ise ''GSM firmasıyla görüşüldü, bu görüşmeler faturanıza yansımayacak'' veya ''Emniyet Genel Müdürlüğü kontörlerin parasını size geri ödeyecek'' diye ikna ettiği öğrenildi.
Adana'da son olarak Çukurova Özürlüler Derneği (ÇÖZDER) Başkanı Ahmet Ataş'ı arayan şebeke, soruşturma için kontör talep etti. Ataş, polise yardımcı olabilmek adına kontör göndermeyi kabul ettiğini belirterek, ''Asayiş Şube Müdürlüğünden arandım, bir kentin Tugay Komutanının eşinin benim numaramdan rahatsız edildiğini söylediler'' dedi.
Bu kişilerin gün boyunca kendisini aradığını ve uzun görüşmeler yaptığını, zaman zaman da telefonda beklettiğini ifade eden Ataş, şunları kaydetti:
''Gizli bir soruşturma yaptıklarını, telefonumun numarasının kopyalanıp suça karıştığını, kopyalayan kişinin bulunması için istediklerini yapmam gerektiğini söylediler. Telefondaki kişi benimle konuşurken polislerin kullandığı telsiz anonsu sesleri geldiği için şüphelenmedim. 4 adet 250 kontör olarak şifrelerini onlara illettim. Sonra Emniyet Müdürlüğüne geleyim, sorun neyse karşılıklı görüşelim dediğimde kabul etmediler. Gelmeme gerek olmadığını söylediler. Ben yine dernek başkanlığı nedeniyle görüştüğüm emniyet yetkililerine durumu anlatınca dolandırıldığımı anladım.''
Ataş, şebeke üyelerinin kendisini aradığı telefon numarasıyla savcılığa başvurup, dilekçe verdiğini bildirdi.
KABUL ETMEYİNCE KÜFÜR ETTİLER
Adana Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Emine Kunt da dolandırıcıların kendisini aradığını, isteklerini kabul etmeyince hakaret ettiklerini belirterek, Emniyet Müdürlüğüne başvuruda bulundu.
Kendisine cep telefonundan ulaşan kişilerin, aynı yöntemle yaklaştıklarını ifade eden Kunt, ''Benden kontör istediler. Daha önce bu tip olayları duyduğum için kabul etmedim. Bu konuyu emniyet müdürlüğüne gelerek konuşabileceğimi söyledim. Sinirlenip, 'seni alır götürürüz. Ona göre dediğimizi yap' dediler. Ben yine de kontör göndermeye yanaşmayınca, bana ve emniyet teşkilatına küfür ettiler. Bunun üzerine durumu Emniyet Müdürlüğüne bildirdim. Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliğine de yasal başvurumu yaptım'' diye konuştu.
PARÇA KONTÖR OLARAK SATIYORLAR
Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, şebeke üyelerinin mağdurlardan aldığı 5-10 bin TL'lik kontör şifrelerini bilgisayarlarına yükleyerek parça parça sattığını, parça kontör satıcılığının kanuni olarak yasaklanması halinde bu suçların önüne geçilebileceğini bildirdiler.
Yetkililer, polisin kontör talebinde bulunmasının mümkün olmadığını vurgulayarak, şebekeye karşı dikkatli olunmasını istediler.
Bu arada, Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin, vatandaşların cep telefonlarına konuyla ilgili uyarı mesajı gönderilmesi için çalışma başlattıkları, hazırlanacak uyarı metninin GSM operatörlerine verileceği belirtildi.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::
